11 Temmuz 2017 Salı

Sahte Krallık (Six of Crows #2) | Kitap Yorumu

Kitap yorumu girmeyeli bayağı bir oldu, bu güzel kitapla yeniden burada da kitap yorumu paylaşmaya başlıyorum ^.^

*****
Puanım: 1|1



Yazar: Leigh Bardugo
Çevirmen: Ömer Mülazım
Yayınevi: Novella Dinamik

Tanıtım:

Koşullar her zamankinden daha zor, kaybedilecek şeyler ise daha değerli.
Kaz Brekker ve ekibi, hayatta kalacaklarına inanmadıkları bir soygunun üstesinden gelmeyi başarır. Fakat büyük ödülü paylaşamadan kendilerini tekrar ölüm kalım savaşının ortasında bulurlar.
 Grisha dünyasının kaderi, şehrin karanlık sokaklarındaki intikam savaşına bağlıdır.
 Kaz ve ekibinin ise ne pahasına olursa olsun bu savaşı kazanmaktan başka çaresi yoktur.

*****

Ah, ne güzeldin sen öyle! İlk kitaptan sonra beklentilerim bir hayli yüksekti ve fazlasıyla karşıladı. Hani daha okumadan; çok seveceğinizi, favorilerinizden olacağını ve bitirdiğinizde keşke her şeyi unutup baştan okuyabilsem diyeceğinizi bildiğiniz kitaplar olur ya, tam olarak öyleydi. Yeri bende hep ayrı olacak 💘


Birkaç gün önce başlamıştım ancak kaplumbağa hızıyla okuyordum resmen ilk başlarda. Bunun en büyük nedeni, kitabı bitirip seriye veda etmek istemememdi. Ardından dün gece başına oturdum ve oturuş o oturuş. Sabaha kadar arada birkaç mola vererek okudum ve bitirdim. Bitirdiğimde ilk bir beş dakika uzanıp kitabı kafamda canlandırdım. Bir kitabı, özellikle çok sevdiğim kitapları bitirdiğimde hep böyle yaparım. Film şeridi gibi ilan olayları gözümün önünden geçiririm. Yine öyle yaptım ve acaba ben bir son yazsam nasıl olurdu diye hayal edip kendi sonumu yarattım kafamda. Buradan sonunu sevmediğimi falan düşünmeyin, çook sevdim. Hatta birçok detay hayallerimin ötesindeydi ancak birkaç detayın böyle olmasını istemedim. Kafamda yarattığım sonda onları değiştirdim 🙊


Bunu yaptıktan sonra yaklaşık bir saat seriyle alakalı fanartlara, paylaşımlara, alıntılara bakarak geçirdim zamanımı. Uyandıktan sonra, gün içinde hala bakıyorum. Bu kadar çabuk kopmak ve o altılıya veda etmeyi hiç istemiyorum :') Öyle, kitapta olan olaylardan filan bahsedemeyeceğim için üstünkörü yine de sizi nelerin beklediğini anlatayım. İlk kitapta da Kaz'ın o keskin zekasına şahit olmuştuk ancak bazı noktalarda beni öyle şaşırttı ki, acaba bununla ilgili bir açık verdi de ben mi kaçırdım diye düşündüm. Sanki dibi boylamışlar gibiyken bile planlarıyla bunun olmasına izin vermedi. Bazı yaptıkları öngörülebilirdi ancak bazen hayret ettim ve yazarın ustalığına hayran kaldım. Daha ilk sayfayı okuduğum anda yazarın kalemini, çeteyi acayip özlediğimi fark etmiştim zaten. Beklediğimden de fazla yer edinmiş bende, hızla çevirdim sayfaları. Öyle bir seri ki; zamanın nasıl geçtiğini, sayfaları nasıl çevirdiğinizi anlamıyorsunuz bile. Okurken tek düşündüğünüz, şimdi ne olacak oluyor. Her sayfada sizi derin bir merakın içine sokmayı başarıyor yazar.


Tüm çeteyi, ayırt etmeden çok seviyorum; Kaz'ın keskin zekasını, Inej'in cesaretini, Nina'nın hiç kopmayan dostluğunu, Wylan'ın sevimli tavırlarını, Matthias'ın buz gibi bakışlarının altında yatan sıcaklığı, Jesper'ın umursamaz gibi gözüken ilgili hallerini. İnanın, yoruma başlamadan önce şöyle yazayım böyle yazayım filan diye hiç planlamadım. Hiç düşünmeden dökülüyor şu cümleler parmaklarımdan. Tüm hislerimi en saf haliyle yazıyorum. Hislerim demişken, ilk kitabı okurken kitap boyu Inej ile Kaz'ın beraber olmasını düşlemiştim. Ne düşündüğü hiçbir zaman anlaşılmayan, herkese karşı zırhı olan Kaz'ın Sulili ip cambazıyla -hep şu terimi kullanmak istedim :o- olmasını. Artık oldu mu olmadı mı bu kitabı okuyarak öğrenirseniz, ağır spoiler olur çünkü bu 👯Kitaba başlamadan önce beni en çok heyecanlandıran gördüğüm alıntılardı, öyle güzel cümleler vardı ki kitapta hepsini bir köşeye yazmak istedim. Bir ara hepsini birleştirip burada da paylaşırım belki ^.^ Bu seriyi alın okuyun, hiç vakit kaybetmeden. Daha ilk baştan o büyülü dünyanın sizi çektiğini hissedeceksiniz!

Keşke bizdeki baskıda da sayfaların kenarları kırmızı olsaydı *-*



Bu arada; bana daha tanışmadan Sturmhond'u sevdiren koca yürekli @cizmelikedininkitapligi'na teşekkürlerimi yolluyorum :') Sanırım Grisha serisinde Nikolai olarak biliniyor daha çok.


Ve sevdiğim bazı çizimler;




Yorumumu bu güzel alıntıyla bitirmezsem olmaz.
"Senin için gelirdim. Yürüyemeseydim bile sürünerek gelirdim. Ne kadar yaralı olursak olalım oradan birlikte savaşarak çıkardık. Bıçaklar çekili. Ateş ederek. Çünkü biz böyleyiz. Mücadeleyi asla bırakmayız."



3 yorum:

  1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  2. Yorumun fotoğraflarla çok daha mükemmel olmuş sanki 😁🙈 Bu arada Nikolai 😻😍😝

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay, teşekkür ederim 😚 Çok yakışıklı beyefendi 😻

      Sil