25 Ekim 2016 Salı

Cress (Ay Günlükleri #3) | Kitap Yorumu

*****
Puanım: 1|1


Yazar: Marissa Meyer
Çevirmen: Beril Tüccarbaşıoğlu Uğur
Yayınevi: Artemis Yayınları

TANITIM:


Daha ufacık bir kız çocuğuyken, cadı onu ne kapısı ne de merdiveni olan bir uzay uydusuna hapsetti. Gelecekte bile, Kuleye Hapsedilen Genç Kızlar Var...


Cress, Cinder'ı Kraliçe Levana'nın hain planlarından haberdar etmek için her şeyi göze almıştı. Ancak ufak bir sorunu vardı. Çocukluğundan beri, hapsedildiği bir uyduda yaşıyordu ve ona eşlik eden tek şey internet bağlantılı ekranlardı. Elinde yalnızca bu ekranlar olunca, Cress'in de efsanevi bir hackera dönüşmesi kaçınılmazdı. 

Bütün Dünya; Cinder, Kaptan Thorne, Scarlet ve Wolf'un peşindeydi. Onlar ise Levana'nın planlarını altüst etmek için Cress'i esir tutulduğu uydudan kurtarmaya ant içmişti. Ancak bir şeyler ters gitti ve ekip üyeleri uzayın ortasında birbirlerini kaybetti. Kraliçe Levana ise hiçbir şeyin İmparator Kai ile düğününü engellemesine izin vermemeye, dolayısıyla Cinder'ın peşini bırakmamaya kararlıydı. 

Cress, Scarlet ve Cinder, Dünya'yı kurtarmaya gönüllü olmamıştı. Yine de Dünya'nın tek umudu Cress, Scarlet ve Cinder'dı.

*****
Cress, sanırım serideki en sevdiğim kitap. Evet, tekrar bir düşündüm ve her şeyiyle ilk 3 kitap arasında en beğendiğim. Tabii, Winter onu tahtından edebilecek mi görüceğiz 😁


Her kitapta bolca aksiyon olunca diğer kitap için beklentim daha da artıyor. Bir yandan da bunun üzerine nasıl çıkacaklar diye düşünüyorum. Ama yazar bunu mükemmel bir şekilde başarmış. Aksiyon, olaylar, heyecan, gizem yine hiç eksik olmadı. Her kitapta gerçekleri bilmeye daha fazla yaklaşıyoruz ancak bu sefer başka gizemler ekleniyor. Okuyucunun heyecanını hiç düşürmüyor yazar.


Benim seride en sevdiğim özelliklerden biri kendimizi olayların içinde bizzat yaşıyormuşcasına hissedebilmemiz. Bu yüzden daha bir bağlanıyorum okurken kitaba. Karakterlerle aynı duyguları, aynı heyecanı ben de yaşıyorum adeta. 


Şöylee bir de karakterlere değineyim; bu kitapta Thorne beni kendine daha fazla aşık etti 😍 O tavırları, lafları... Evde 'Kaptan Thorne' diye dolaşıyordum bir ara 😁 Seriye bu kitapla beraber giren ve Winter'da çokça okuyacağımız Jacin'e de bayağı kanım ısındı, sevdim. Wolf... Sanırım bu kitapta en bir üzüldüğüm karakterlerden. Ondan daha fazla bahsetmeyeyim, spoiler kaçacak ağzımdan 🙊


Tüm kızları tek bir gülüşüyle kendine aşık edebilecek İmparator Kai'mize olan sevgimse aynı, hiç azalmadı. Kendisine ilk kitapta bayılmıştım ve seri sonuna kadar da öyle kalacak gibi 😻 Serimizin ana karakteri Cinder'a ise hayranlığım her kitapta daha da artıyor. Kendine olan güveni, bu kadar güçlü durabilmesi... Çoğu seride kız karakterleri sevemiyorum, bu yüzden ilk başlarken yine böyle olmasın diye dua etmiştim 😁 Scarlet'a karşı nedense hep bir nötrüm. Kıza karşı herhangi bir duygum yok hala malesef. Cress ise tam olarak bu kitapta dahil oldu ve en baştan çok sevdim onu 😌


Ve bir an önce serinin son kitabı Winter'ı alıp okumak istiyorum 🙅 Özellikle Levana'nın sonundaki Winter'a ait bölümlerden sonra daha bir merak ediyorum.

 ALINTILAR GEÇİDİ 


Aslına bakılırsa Carswell Thorne, Cress'in bütün hayatı boyunca hayal ettiği türden bir kahramandı.

Cress bunu keşfettiğinden beri onunla yatıp onunla kalkıyordu. Derin ruh bağları, tutkulu öpüşmeler ve nefes kesici maceralar hayal ediyordu. Thorne'la bir kez karşılaşabilse onun da aynılarını hissedeceğinden emindi. Doğarken şimşekler çaktıran ve sonsuza dek alev alev yanın o destansı aşklardan birini yaşayacaklardı. Zamanın, mesafelerin ve hatta ölümün bile engelleyemeyeceği bir aşk. 
Çünkü Cress'in kahramanlar hakkında bildiği bir şey varsa, o da zor durumdaki bir kadına hiç dayanamadıklarıydı.
Ve Cress, kendisinden daha zor durumda bir kadın düşünemiyordu.


"Yıldızlar aşkına," diye inledi Thorne. "Yine ağlamayacaksın değil mi?"

"Hayır." Cress dudaklarını ısırdı. Yalan değildi. Ağlamak istiyordu ama gözlerinde yaş kalmamıştı ki.
Thorne saçlarındaki kumları silkeledi. "Tamam," dedi. "Bence biz kesinlikle ruh ikiziyiz. Hadi, kalk artık."
"Kim bilir kaç kıza seni seviyorum dedin?"
"Bunu yüzüme vuracağını bilseydim dilimi tutardım."
Cress bıkkınlıkla ona yaslandı. Başı dönüyordu. "Ben ölüyorum," diye mırıldandı. "Kimseyle öpüşemeden göçüp gideceğim."
"Cress, saçmalama. Ne ölmesi?"
"Hani filmlerdeki gibi tutkulu bir aşk yaşayacaktık? Bir de şu halime bak! Yapayalnız ölüyorum!"
Thorne öfkeyle homurdandı. "Dinle, hayatım. Bunları dile getirmek istemezdim ama kendin kaşındın. Ter içindeyim. Pislikten kaşınıyorum ve iki gündür dişlerimi fırçalamıyorum. İyisi mi romantizmi başka bir zamana saklayalım. Ha ne dersin?"

Başını Thorne'un omzundan kaldırdı. "Safdilin teki olduğumu düşünüyorsun."
"Biraz öylesin tabi," dedi Thorne. Nedense bu bile tatlı olduğunu söylemesinden daha dürüstçe gelmişti. "Ama asıl sorun bende. Doğrusunu istersen, ben o kadar iyi biri değilim, Cress. Bunu fark ettiğinde hayal kırıklığına uğramanı istemiyorum."
Cress ellerini kucağında kavuşturdu. "Seni sandığından daha iyi tanıyorum, Kaptan Thorne. Bir kere zekisin. İkincisi cesursun. Düşüncelisin, iyi kalplisin ve..."
"Çekiciyim."
"Ve..."
"Karizmatik."
"Evet, karizmatik ve..."
"Yakışıklı."
Cress dudaklarını birbirine bastırıp öfkeyle baktı. Thorne muzipçe gülümsedi.
"Özür dilerim. Devam et lütfen."
"Ve biraz da kendini beğenmiş."
Thorne başını arkaya atıp güldü. Sonra Cress'i şaşırtan bir şey yaptı. Kolunu belinden çekmeden diğer eliyle onun elini tuttu. "Kısıtlı sosyal deneyimlerine rağmen, tam bir insan sarrafısın, hayatım."
"Deneyime ihtiyacım yok ki. Kötü şöhretinin ardına sığınmaya çalışıyor olabilirsin ama gerçek gün gibi ortada."
Thorne gülerek onu omzuyla dürttü. "Yani aslında uslanmaz bir romantiğim öyle mi?"
Cress ayak parmaklarını kuma gömdü. "Hayır. Sen bir kahramansın."

"Poz vermekten hoşlanmıyormuş," diye mırıldandı Jacin dükkandan çıkarlarken. "Püf. Çok Aylısın."
Cinder yakıcı güneşte ona sert bir bakış fırlattı. "Ve çok azılı bir kanun kaçağı!"

Jacin küçümseyici bir ifade takındı. "Bilmem farkında mısın ama senin gemi, önceliklerini şaşırdı."
"Iko. Benim adım, Iko. Bana gemi demeye devam edersen bir daha sıcak suyla duş alamazsın!"
"İstersen bunu bir kere daha düşün. Hoparlörleri bozarsam sen de bir daha böyle atıp tutamazsın."




2 yorum:

  1. Bende şuan Cress'i okuyorum. Daha başlarındAyım ama bilmiyorum. Biraz sıkıldım. Yani şu ana kadar nerdeyse herkes Cress i çok sevmiş. Umarım daha başlarda olduğum için sıkılıyorumdur. ����������

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Başlarında Cress'i tanımaya başladığımız için filan biraz sıkıcı ilerliyor ancak ilerde çok daha hızlı ve heyecanlı devam edecek :)

      Sil