16 Ekim 2016 Pazar

Cinder (Ay Günlükleri #1) | Kitap Yorumu

*****
Puanım: 1|1


Yazar: Marissa Meyer
Çevirmen: Deniz Arı
Yayınevi: Artemis Yayınları

TANITIM:


Gelecekte bile, hikâye "bir varmış bir yokmuş" dİye başlıyor... İnsanlarla androidlerin yan yana dolaştığı Yeni Pekin'e hoş geldiniz. Her ne kadar birlikte yaşamayı başarsalar da türlerin dostluğu sanıldığı kadar kolay değil. Ölümcül bir veba insan nüfusunu tehdit ediyor. Ay İnsanları, Dünya'yı uzaydan izleyerek doğru zamanı kolluyor. Kimse Dünya'nın kaderinin tek bir kıza bağlı olduğunun farkında bile değil…

Becerikli bir mekanik ustası olan Cinder, herkesten saklasa da aslında bir sayborg. Üvey annesinin hakaretleri yetmezmiş gibi şimdi bir de üvey kardeşinin hastalanmasından sorumlu tutuluyor. Yakışıklı Prens Kai'in hayatına girmesiyle birlikte, Cinder birden kendini gezegenler arası bir anlaşmazlığın ortasında buluveriyor. Sorumluluk ve özgürlük, sadakat ve ihanet arasında kalan Cinder, Dünya'nın geleceğini koruma altına almak için önce kendi geçmişinin sırlarını açığa çıkarmak zorunda... Yeniden kurgulanmış bu masalda Külkedisi ile tekrar tanışmaya ne dersiniz?

Marissa Meyer, Washington'ın Tacoma kasabasında doğup büyüdü. Henüz küçük bir çocukken kitaplara âşık olan Marissa, ergenlik yıllarından beri gençlik edebiyatı üzerine çalışıyor. Peri masallarına da büyük bir sevgi besleyen Marissa, gençlik günlerinden beri bu masalları yeniden kurguluyor ve bu tutkusundan da vazgeçecek gibi görünmüyor.

*****


Tek kelimeyle ba-yıl-dım! 😍 Bunu demeyi özlemişim resmen. Ay Günlüğü serisini çoktandır merak edip her alışverişte sepete ekleyip çıkarıyordum. İndirim olunca hemen almıştım, beğeneni çok olunca beklentim de hayaliyle bayağı yüksekti. Ve tamamıyla karşıladı diyebilirim gönül rahatlığıyla 😻



Konu hakkında birkaç şey biliyordum, fakat beklediğimden de farklı çıktı. Konusunun ilgi çekici olması zaten direkt olarak sizde bir etki bırakıyor. Birazcık sizlere konudan çıtlatırsam; insanlarla androidlerin birlikte yaşadığı Yeni Pekin şehrinde geçiyor kitap. Dördüncü dünya savaşından sonra çoğu ülke birleşmiş, bizi ilgilendirense Doğu Ulusları Topluluğu. Ve ölümcül veba hastalığı insan nüfusunu tehdit ediyor. Her geçen gün bu hastalıktan ölen kişi sayısı artıyor, hatta imparator Rakin de bu hastalığın pençesinde. Ay İnsanları ise Dünya'yı izleyerek doğru zamanı bekliyorlar. Ana karakterimiz Cinder ise bir mekanik ustası ve herkesten saklasa da bir sayborg. Prens Kai'nin hayatına girişiyle birlikte Cinder'in hayatı baştan aşağı değişiyor.



Her sayfadan sonra şimdi ne olucak diye diye saat üçe kadar oturup bitirdim 🙈 Kitabın her bölümü gizemlerle dolu ve bu heyecanın hep devam etmesini sağlıyor. 


 ALINTILAR GEÇİDİ 

Onun geleceğini zaten bilmesine rağmen, babası çaresi olmayan bir hastalığın pençesinde olmasına rağmen, yine de bütün bunlar çok mantıksız geliyordu. Sahip olduğu her şeyi bir anda kaybetmişti. Sadece babasının değil. Sadece imparatoru da değil. Gençliğini, özgürlüğünü."

Ama bir mekanik olarak, yıllar içinde öğrendiği tek bir şey varsa, o da bazı lekelerin asla çıkmadığıydı.

Prens Kai öne eğildi ve Cinder'ın masanın üstünde duran ufak metal ayağını alarak merakla elinde evirip çevirneye başladı. Prensin ayağın içindeki parmaklara kadar uzanan kablolarla dolu oyuğu incelediğini gören Cinder gerildi. Prens, eşofmanının fazlasıyla uzun kollarıyla, ayağın üstündeki bir lekeyi silmeye başladı.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder