20 Ağustos 2016 Cumartesi

Kargalar Meclisi - Leigh Bardugo | Kitap Yorumu

Herkese merhabaaa! Sonunda oturup yorum girebiliyorum *-* Bu aralar bir sürü yorum girmek istiyorum, istemesine istiyorum da ne kadar faaliyete dökerim bilemiyorum :/ Neyse, karamsarlığa yer vermeden hemen yoruma başlayalım.

*****
Puanım: 1|1


Yazar: Leigh Bardugo
Çevirmen: Ömer Mülazım
Yayınevi: Novella Dinamik

Tanıtım:

İntikam duygusuyla yanıp tutuşan bir mahkûm. Bahis düşkünü bir keskin nişancı. Ayrıcalıklı hayatını geçmişte bırakan bir kaçak, Hayalet ismiyle tanınan bir casus, Hayatta kalmak için sihir kullanan bir cellat..
Ve hepsini bir araya getiren kaçış uzmanı bir hırsız.
6 Tehlikeli serseri, 1 imkânsız görev. Bu ekip büyük bir felaketi önleyebilecek tek seçenek, tabii önce birbirlerini yok etmezlerse.

*****

Uzun zamandır almak istediğim ve sonunda kavuştuğum bir kitap. Hatta sepetime kaç kez ekleyip çıkardığımı hatırlıyorum, bitirince keşke daha önce okusaydım nidaları atarak dolandım evde. Okuoku'daki Novella Yayınları kampanyasından aldım ve dün o muhteşem (!) haberi aldıktan sonra kısa süreli bir şok geçirdim. Ben kitabı aldıktan 10 gün sonra kitap daha da indirime girmiş bunu görünce, beyninden vurulan İbrahim Tatlıses'e dönüm resmen -,- Nedense böyle şeyler hep gelip beni buluyor, nedir bu üzerimdeki kara bulutlar?? Şimdi yaşadığım kazık hissinden kitaba dönüş yapma vakti.


İlk olarak konusundan etkilenerek almak istemiştim, ardından biraz araştırıp okuyanların da beğendiğini görünce daha da bir istek doğdu. Sonra yazarın Grisha serisini daha okumadığım için bir tereddüte düştüm. Fakat anlamak için okumama gerek olmadığını duyunca bu tereddütüm de gitti. Ki iyi ki gitmiş çünkü kitabı tamamıyla anladım yani Kargalar Meclisi'ni okumak için Grisha serisini okumanıza gerek yok.


Sonunda kitap için duygularıma dönersek; hala kitap hakkındaki duygularım tazeliğini koruyor, büyük bir iz bıraktı üstümde. Düşüncelerimi toparlayıp yazamıyorum. Kurgu, konu, işleyiş beni fazlasıyla tatmin etti. Kitabın hiçbir sayfasını sıkılarak okumadım. Bu noktada yazarı tebrik etmek gerekiyor çünkü olayları bağlayışı, replikler, kurgunun sürekliliği ve konu seçimi her şeyiyle muhteşemdi.


Konuşmak için en heyecanlandığım nokta; karakterler. Çünkü ilk defa ana karakterlerin tamamını bu kadar sevdim sanırım. Gerçi arada Matthias'a gıcık olmadım değil -,-. Şüphesiz en sevdiğim karakter Fıçı'nın serserisi, Ketterdam'ın ölümcül çocuğu Kaz. Adamın sözlerindeki ukalalıklar, en kötü tavırlar bile bu kadar mı güzel gelir bir insana? Yahu, adam birini bile isteye öldürse onda bile bir masumluk, iyi niyet bulup çıkarırım ben *-* 


Kitap boyu Kaz ve Inej'i shiplemekten bazen odaklanamadım bile. Kaz'ın İnej hakkındaki düşünceleri, ona güvenmesi, yaralandığında onu tekneye getirişi... Her seferinde ufak çaplı kalp krizleri geçirttiler bana. Ha birbirlerine açıldılar, açılacaklar derken pek shiplememin sonucunu alamadım :'(  Umarım devam kitaplarında sorun çözülür de ben de mutlu olurum yoksa yazarın benden çekeceği var.


Jesper&Wylan ikilisini de sevdim, hatta bir ara neredeyse onları da shiplemeye başlıyordum da kendimi tuttum :') Bu arada karakterlerin isimlerinden söz ediyorum ama hala hangi sıfatla bu görevde yer aldıklarından bahsetmedim. Kaz bu altı kişiyi bir araya getiren hırsız, Inej Hayalet ismiyle tanınan casus, Jesper bahis düşkünü nişancı, Nina bir cellat, Matthias intikam duygusu ağır basan bir mahkum ve Wylan da bir kaçak. 


Kitapta sevdiğim veya bahsetmek istediğim çokça nokta var: Bir işe girişmeden "Yas yok, cenaze yok." demeleri, Kaz'ın yaşamı ve Pekka Rollins'le bağlantısı, Inej'i Menagerie'den kurtarışı, siyah eldiven takması ve onun altındaki nedenler, Kaz'ın kurduğu dahiyane planlar...Sanırım daha fazla konuşursam spoilerları diziceğim önünüze :D Eğer aksiyonlu, sizi heyecana doyuracak fantastik bir kitap arıyorsanız hemen alıp okuyun. Hatta fantastik sevmeseniz bile sizi sevdirir, inanıyorum ben. Daha ne kadar övebilirim bilmiyorum. Kısacası mutlaka OKUYUN! 


Bu arada devam kitabı yurtdışında eylül sonu çıkıyor, umarım çabucak çevrilip basılır da biz de okuruz *-* Yoksa sonunu düşündükçe kafayı yerim ben bu gidişle...


 ALINTILAR GEÇİDİ 

Inej ona bir keresinde nasıl düşeceğini öğretmişti. "İşin sırrı, yere serilmemekte," demişti Kaz gülerek. "Hayır, Kaz," demişti Inej, "işin sırrı, tekrar doğrulmakta."

“Birkaç saate dönerim. Van Eck'in evinden çaldığımız DeKappel'i kasaya taşı. Yatağımın altında olacaktı. Ah, bir de yeni bir şapka siparişi ver.”
“Lütfen.”
Kaz kendini acı dolu üç kat merdiven için hazırlarken göğüs geçirdi. Omzunun üzerinden bakarak, “Lütfen, biricik Inejim benim, kalbimin hazinesi, bana yeni bir şapka siparişi verme nezaketini gösterir misin?” dedi.

Kaz arkasına yaslandı. "Bir adamın cüzdanını çalmanın en kolay yolu nedir ?"

"Boğazına bıçak dayamak?"diye sordu Inej.
" Sırtına silah dayamak?" dedi Jesper.
 "İçkisine zehir katmak?" diye önerdi Nina.
"Hepiniz iğrençsiniz," dedi Matthias.
Kaz gözlerini devirdi."Bir adamın cüzdanını çalmanın en kolay yolu ona saatini çalacağınızı söylemektir. Dikkatini çeker ve istediğiniz yere yöneltirsiniz."




"Kargalarla arkadaşlık kurmamalısın," demişti Kaz.
"Neden ki?" diye sormuştu Inej.
Kaz cevap vermek için başını masasından kaldırmış ama her ne söyleyecekse aklından uçup gitmişti.
Inej yüzünü parlayan güneşe çevirmişti. Gözleri kapalıydı. Katran karası kirpikleri yanaklarına kadar uzanıyordu. Limandan esen rüzgar, saçlarını havalandırmıştı. İşte o an Kaz tekrar çocukluğuna dönmüş, bu dünyada sihrin varlığına inanmıştı.
"Neden ki?" diye tekrarlamıştı Inej, gözleri hala kapalı.
Kaz aklına gelen ilk şeyi söylemişti. "Terbiyesizdirler."
"Sen de öylesin, Kaz." Inej gülmüştü. Kaz o sesi bir şişeye kapatıp her gece onunla sarhoş olabilseydi yapardı.


"Pek çok çocuk sana çicek verecek. Fakat bir gün, en sevdiğin çiçeği, en sevdiğin tatlıyı öğrenen bir çocukla tanışacaksın. Ve sana onların hiçbirini veremeyecek kadar fakir biri olsa bile bunun önemi olmayacak; çünkü o, seni başka kimsenin tanımadığı gibi tanımak için emek vermiş olacak. Sadece o çocuk senin kalbini kazanacak.



Jesper gözlerini göğe çevirdi. "Pekka Rolins hepimizi öldürürse, senin hayaletinin sinirlerini bozmak için Wylan'ın hayaletinden benim hayaletime flür çalmayı öğretmesini isteyeceğim."
Brekker gülümsedi. "Bense senin hayaletini Matthias'ın hayaletine tekmelettireceğim."
"Benim hayaletim senin hayaletinle işbirliği yapmaz," dedi Matthias ciddi bir edayla.



"Ben bir iş adamıyım." demişti Inej'e. "Ne eksik ne fazla."
"Sen bir hırsızsın Kaz."
"Ben de öyle demedim mi zaten?"

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder